Yüce yaradan öyle bir yerli yerinde yaratmış ki dünyayı, her türlü yiyeceği de yarattıkları biz insanoğlu ile diğer canlıların önüne sermiş.
Biz insanoğlu da tarımsal faaliyetlerle ihtiyaç duyduğu tüm ürünleri yetiştirmek için toprağı ekip dikiyor.
Yaratılışından bu yana tarımsal faaliyetlerini artırarak sürdüren insanoğlu, artık modern çağla birlikte dünyanın neresinde yetiştirilip üretilirse üretilsin tüm ürünlere ulaşabiliyor.
Ben de son iki yıldır eşimle birlikte Çanakkale’nin Kazdağları’ndaki memleketimdeki köyümüzde meşhur “Kapya Biber” ile diğer domates, fasülye, patlıcan, soğan, börülce, patates gibi sebzeleri yetiştirmeye çalışıyoruz.
Geçen sene iki dönüm ektiğimiz “Kapya Biber” tarlamızı iki kata çıkartırken; köyümüze daha yakın ve ana yol üzerindeki bir tarlaya geçtik.
Yazımın girişinde de belirttiğim gibi bir sebze yetiştirmek bana ve eşime büyük mutluluk ve haz veriyor. Hem o bitkiyi yetiştirmek için verdiğimiz emek görülmeye değer.
Havaların da sıcak gitmesi nedeniyle her gün sabah namazından sonra gidip öğlen saatlerinde döndüğümüz tarlamızda ektiğimiz ürünlerin arasında çıkan zararlı otları temizlemek, kazmak ve ilaçlamak ayrı bir haz.
Tarlamızda ektiğimiz ürünlerle birlikte çıkan o zararlı otların hemen hemen hepsinin adını bile öğrendim iki yılda. Ancak bu işi 50’sinden sonra hem de emekli olduktan sonra yapıyor olmak bana çok zor geldi ilk yıl.
Ama sonrasında ektiğimiz ve yetiştirdiğimiz “Kapya Biber” başta olmak üzere tüm fidelerimizin büyümesi ve çiçeklenip ürün dökmesi doğru yolda olduğumuzu gösteriyordu.
O yüzden yazımın başlığını da “Yetiştirmek” olarak seçtim ve bir sezonda yaşadığımız çalışmaları sizlere aktarmak istedim.
Bu sezon geçen seneye göre biraz geç başlasa da Allah’ın izniyle ektiğimiz ürünler yine zamanında toplanarak satışa sunulacak.
Eskilerin tabiriyle “Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur” ve “Ekmek bizden, bereketi Allah’tan” sözleriyle ektiğimiz ürünlere gözümüz gibi bakıyor, Allah’tan da bereketini vermesini diliyoruz.
Yazımı bitirmeden bir konudan daha bahsetmek istiyorum.
Tarımsal faaliyetlerin en önemli ihtiyacı “Su” ve köyümüz sulama suyu açısından yörede en şanslı köylerden.
Hatta sulama suyunda sıkıntı olmaması için köyün iki-üç kilometre uzağında bir su kuyusu kazılıyor ve bulunan su güneş enerjisi vasıtasıyla sulama suyuna takviye olarak verilecek.
Velhasıl biz eşimle diğer köylülerimiz de aynı şekilde aile bireyleriyle diktikleri ürünlerini yetiştirmek için gündüzlerini gecelerine katıyorlar.
Bir yazımın daha sonuna gelirken siz değerli okuyucularımı Allah’a emanet ediyor, sağlıklı ve mutlu günler diliyorum.
Kalın sağlıcakla…
