Üç aydir Kalkim beldesine bagli köyümüzde çiftçilik yaptigimi siz degerli okurlarimiz biliyorsunuzdur.
Aldigim bir haber sonrasi cenazeye katilmak üzere yola çiktim. Yolda giderken bir yandan da bu haftaki makalemde hangi konuyu isleyecegimi düsünürken sevinç ve üzüntü konusunu ele almaya karar veriyorum.
Bu girisin ardindan gelelim sevinç ve üzüntü konusundaki makalemize.
Insanoglunun yasami sevinç ve üzüntüler üzerine kurulmustur. Öyle ki, bu duygular sayesinde mutlu veya mutsuz bir yasam sürer.
Kendisi, esi, akrabalari, arkadaslari, dostlari ve çevresi ile bir yasam süren biz insanoglu yasadigi olumsuz bir durum veya olay sonrasi üzülür, ya da tam tersi yasadigi olumlu veya basarili bir olay sonrasi seviniriz.
Bildiginiz üzere geçtigimiz günlerde uzun adiyla Yüksek Ögretim Kurumlari (YKS) yani üniversite ve liselere giris sinavi (LGS) sonuçlari açiklandi.
Sonuçlar sonrasinda da adaylardan bazilari ve aileri sevinç, bazilari ve aileleri de üzüntü yasadi.
Bu ay sonunda da Kamu Personeli Seçme Sinavi (KPSS) yapilacak, yine sevinenler ve üzülenler olup sevinç ve üzüntüler yasanacak.
Hayatin bir ömür boyu tüm okurlarimiz ve vatandaslarimiz için sevinçli, yasanacaksa bile yine tüm okurlarimiz ve vatandaslarimiz için az üzüntülü geçmesini diliyorum.
Hafta içinde Sali günü ben de üzüntülü bir haber aldim ve rahmetli babamin ablasi halami kaybettim. Allah kendisine gani gani rahmet etsin, mekani cennet olsun. Babamla, enistemle ve diger sevdiklerikleriyle bu kez ahirette bulustular.
Iste yazimda da belirtmeye çalistigim üzere hayat bizleri beklemedigimiz bir anda üzüntüye bogduyu gibi, sevinç çigliklari atmamiza da neden olabilir.
Bize biçilen bir ömürde yasadigimiz veya yasayacagimiz tüm olumlu veya olumsuz olaylarda hayatin istedigimiz gibi gitmesi ve dualarimizin kabul olmasi temennisiyle siz degerli okurlarima mutlu hafta sonlari ve hayirli günler diliyorum.
Bu vesileyle sizleri Allah’a emanet ederek saglikli ve mutlu günler temenni ediyorum.
Kalin saglicakla…



