Öyle ki, alti aydir hayatimi idame ettigim memleketimde bile yöresel çilek, kapya biber için bile Sanayi ve Teknoloji Bakanligi’na bagli Türk Patent ve Marka Kurumu tarafindan cografi isaret alinmis durumda.
Öte yandan giriste degindigim gibi Marmara Bölgemiz ve Trakya’da da çok sayida kurum ve kurulus markalasmada en ön siralarda yer almaktadir.
Bu da bize ürettigimiz, pazarladigimiz ve sattigimiz ürünlerde daha kolay pazar bulmamiza ve yöremizi tanitmamiza katki saglamaktadir.
Kisi, kurum ve kuruluslarin yani sira bakanliklar ve bakanliklara bagli birimler bile marka ve markalasmada birbirleriyle yarismaktadir.
Cumhuriyetimizin kurulusunun 99’uncu yilinda toplu üretime baslamasi Için banttan indirilen yerli elektrikli otomobilimiz bile daha görücüye çikmadan markalasmaya gitmis ve hem logosunu, hem de ismini tescil ettirmistir.
Bu vesileyle yerli otomobilimizin ülkemize hayirli olmasini temenni ederek; marka ve markalasma yolunda adim atan tüm kisi, kurum ve kuruluslara da basarilar dilerim.
Marka ve markalasmanin ön plana çiktigi bu yeni yüzyilda ülkemiz de diger ülkeler önünde en ön siralardaki yerini her geçen gün üst siralara çikarmaktadir.
Pazarda itibar sahibi olmak, sunulan hizmeti çesitlendirmek için yapilan stratejik bir deger olan marka ve markalasmanin tek basina da yeterli olmadigi asikardir.
Bu nedenle marka ile birlikte bir deger üretmek, markanin sürdürülebilirligi ve rekabet kolayligi açisindan çok büyük öneme sahiptir. Bu yüzden marka ile birlikte marka degeri için markanin güvenilir olmasini saglamaktir. Bu ise ancak müsterinin güvenini ve sadakatini kazanmak suretiyle olacagindan, üretilen ve pazarlanan üründe de hep ayni kaliteyi devam ettirmek yatmaktadir.
Buna en iyi örnek, yer karosu denildiginde hemen akla gelen Kalebodur’dur..
Çanakkale’nin hatta ülkenin sanayilesmesinde kuruldugu 1957 yilindan günümüze kadar geçen 65 yilda kalitesinden ödün vermeden adini yer karosuna yazdiran ve Kalebodur olarak anilmasini saglayan Kale Grubu kurucusu ve murahhas azasi rahmetli Dr. Ibrahim Bodur’a da bu yazim vesilesiyle rahmet diliyorum.
Bir yazimin daha sonuna gelirken; tüm okurlarima selamlarimi ileterek, her birinize saglikli ve mutlu günler diliyorum.
Sizleri her hafta oldugu gibi bu hafta da Allah’a emanet ediyorum.
Kalin saglicakla…


