Bu yazimin ardindan da alti ayi askin yasantimi sürdürdügüm memleketimdeki köyümden tarimsal faaliyetlere son vererek önce Tekirdag’a ardindan da yegenimin nisan merasimi için Istanbul’a gelmistim.
Geçen hafta sonu da Istanbul’da yegenimin nisan merasimini gerçeklestirdik.
Memleketten dayilar, teyzeler, halalar ve enisteler basta olmak üzere çok sayida akraba nisana gelince hem nisan öncesi, hem de nisan sonrasi Istanbul’da geziye çikildi.
Bazilari ilk gün olan Cumartesi günü, bazilari ise Pazar günü Taksim’e ve Istiklal Caddesi’ne gittiler.
Taki malum bombali terör olayi meydana gelinceye kadar hersey çok güzeldi.
Türkiye’yi yasa bogan bombali saldirida akrabalardan ve aile fertlerimizden hiçbirine zarar gelmemesine sevinirken; olayda hayatlarini kaybeden vatandaslarimiz ve yaralilarimiz için üzüntüye bogulduk.
Bu vesileyle bu saldiri basta olmak üzere tüm terör saldirilarini kiniyor, saldiriyi yapanlari ve yaptiranlari da lanetliyorum.
Iste zamani yakalamanin ya da zamana yakalanmanin mümkün olmadigini bu bombali saldiri vasitasiyla bir kere daha gördük.
Bu tür olaylarda basarili çalismalari ile bir kez daha takdir toplayan emniyet güçlerimize de Allah zeval vermesin temennisinde bulunarak nerede olursak olalim tedbiri elden birakmamiz gerektigini de unutmayalim.
Birlik ve beraberligimizin daha da arttigi bu tür olaylarin bir daha yasanmamasi dilegiyle siz okuyucularimi Allah’a emanet ediyor; saglikli ve mutlu günler temenni ediyorum.
Bu arada A Milli Takimimizin yer almadigi Katar’da 20 Kasim’da baslayacak Dünya Kupasi maçlari için Pakistan ve Banglades’ten kiralik taraftar getiriliyor olmasi da hiç hos degil.
Demek ki maddiyat ve para hersey degilmis. Tesisleri yapmak, turnuvayi ülkeye getirmek, tribünleri doldurmak mümkün ama seyirciler çakma…
Kalin saglicakla…



